hastalıklı filmler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hastalıklı filmler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Şubat 2010 Cumartesi

Hastalıklı Filmler - Dream With the Fishes



Nick: Nasıl hissediyorsun?
Terry: Şimdilik bir şey hissetmiyorum.
Nick: Hayır, ben birazdan öleceğini bilmek nasıl bir his diye soruyorum.
Terry: Rahatlatıcı.

2 Şubat 2010 Salı

Hastalıklı Filmler - The Million Dollar Hotel



Tom Tom - Sigara içmemelisin. Bazen insanlar sigara içince şey... ölüyorlar. Bazen kanser bile oluyorlar.
Kanser... Bazen insanlar sigara içtikleri için ölüyor, bazen kanser bile oluyorlar.
Eloise - Ben ölemem.
Tom Tom - Öyle mi? Demek ölemezsin.
Eloise - Ben aslında yokum.
Tom Tom - Nasıl oluyor bu?
Eloise - Ben hayal ürünüyüm.
...
Tom Tom - Hayal ürünü şeyleri sever misin? Özür dilerim, çünkü ben sadece... Ben seni etkilemeye çalışıyordum. Şey, belki de iyi bir etki bile yaratırım. Ama bilemedim... Belki de beni hatırlamadın.
Eloise - Ben her şeyi hatırlarım.
Tom Tom - Her şeyi mi?
Eloise - Her şeyi.
Tom Tom - Bu çok fazla. Bunu yapmanı tavsiye etmem.

13 Ocak 2010 Çarşamba

Hastalıklı Filmler - Arizona Dream



Sürreal olmayan bir rüya olmaz diye tutturmuş Emir Kusturica. İçinde hayvanlar olmalı ve üzerlerine de yakışan anlamlar olmalı. Gerçeğin üstünde ironik bir mizah olmalı ki illa hüzünlü tarafından. Neyi anlatmaya değer diye soruyor bize. Hayatı sorgulamaya önce onu reddetmekten başlamaya davet ediyor bizi. Gerçeği reddetmeye çağırıyor. Her planında ne yaptığını bilen bir rüyanın izlerini bırakıyor masalcımız. Balkanlara özgü yaşama sevincinin yanına, aynı kokunun ölüm hissiyatını bırakıyor hunharca.

Aya kadar, üst üste koyulmuş cadillac’ların üzerinden çıkıyoruz.

6 Ocak 2010 Çarşamba

Hastalıklı Filmler: Breaking the Waves



İşte geldik hastalıklı filmlerin belki de en büyüğüne; duygusal ve dramatik olarak provokasyon düzeyi çok yüksek bir film. Trier’in oyunu seyircinin bilinç yollarının dejenere edilişi üzerine koyulur. Sinematografik açının ters yanında ise toplum eleştirisi yüksek dozdan iletilir.

Emily Watson harikadır.

İki kritik sahne:

1. Jan filmi değil, filmi heyecanla izleyen Bess'i izler.
2. Gökyüzünde çanlar çalınmaktadır. Bess cennet'te huzurludur.

25 Aralık 2009 Cuma

Hastalıklı Filmler - I Want You




Winterbottom'dan uçlarda, acıtan kanayan bir aşk hikayesi. Slawomir Idziak görüntünün arkasından el sallar görünmez.




23 Aralık 2009 Çarşamba

Hastalıklı Filmler - Blade Runner




Philip K. Dick kitabından serbest uyarlama. bilim kurgu janrında bir kilometre taşı. disütopik yaklaşımı ve karamsar gelecek tasviri ile bilim kurgudaki space odyssey tarzını derinden yaralamış ve değiştirmiştir. İlk gösterimlerinde ilgi görmemiş ve video piyasasında kült olarak kendini kanıtlamak mecburiyetinde kalmıştır.Filmi  Neo-noir tarzın öncüsü olarak görürüm (egom atoyan=). Göz alıcı bir görsel yapıya sahip filmin gelecek tasarımı ve yarattığı şehir atmosferi harikadır. Ridley Scott yıllar sonra, Harrison Ford'un canlandırdığı "copy-hunter" Decard'ın da bir kopya olduğu teorilerini doğrular nitelikte bir director cut yaptı ve yüreğimize su serpti.

Ek olarak, Harisson Ford oynadığım en anlamsız film demiş ve bizde şiddetle kınamıştık. Fotoda ki güzel replikanın da Sean Young olduğunu belirtmekte fayda var.

About